Merhaba Arkadaşlar ✋
Biraz geç kalınmış bir blogger olduğumun farkına bu sabah vardım. Tabii kisme beni buralarda aramadi 😉
09.03.2015 dogumlu bir oğlum var.
Suan da 10 ayını bitirmek üzere. Tam anlamıyla canavarlık dönemini yaşıyoruz. Hiç durmadan hareket halinde. Hic bitmeyen bir enerjiye sahip,durup dinlenmek istediğim zamanları sanki farkediyor gibi 😊 Kesinlikle musaade de etmiyor saolsun.
Aslında doğumundan itibaren yazmak en güzeli olurdu. Kısa bir şekilde anlatmak istiyorum.
9 mart 2015 pazartesi günü 36+4 haftalık dünyaya geldi Yusuf Alp. 2.610 kilo 47 cm'di. Erken doğan bebekler grubuna adımızı yazdırmayı biraz benim aceleciligim,biraz heyecanim,özlemim dolayısıyla sezaryen dogumla dogdu oglum. Çok şükür beklenenin aksine solunum sıkıntısı vs. Hic bir durum yaşamadan çıktık hastaneden. 1 hafta süresinde tabikide sarılıga yakalandi çoğu bebekde olduğu gibi. Sanırım kendimi öldüm gibi hissettim halbuki ufacık bi degeri vardi ışın tedavisine bile gerek kalmamıştı 😊 Hastanenin koridorunda çok aglamistim 😥😥😪
Yusuf alp çok sakin bir bebekti,sürekli uyuyan,hiçbir aglamayan uyansin diye agladigim zamanlari dahi biliyorum o derece sakindi 😊
Lohusalik donemimi bir sonraki yazimda anlaticam 😊
Zamanla tabi hersey rayına girmeye başladı, emmeyi sürekli reddetigi için sarılık olmasın diye sütümü sagip vermek zorunda kaldım. Çok şükür biberonu reddetmedi 🙏 Biberon alan bebek memeyi bırakır derler Aksine bizde öyle bir durum olmadı. Emzirme çabalarıma tüm hızıyla devam ettim ve sonuç başarılı oldu. Zamanla sütüm azalsa da hala Ogluma yetecek kadar var 😉 çünkü sürekli emmek isteyen bir bebek degil 😊
Ek gıda dönemine Lohusalik sendromumdan sonra baslicam görüşmek uzereee 👋👋👋
13 Ocak 2016 Çarşamba
Ogluma ilk yaklaşım
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder